Forum içeriğimiz ziyaretçi kardeşlerimize açılmıştır. Forum sayfamızı daha aktif kullanmak için üye olmanız gerekir.

Gönderen Konu: Velilerin Şefaati  (Okunma sayısı 235 defa)

Kalender

  • Ziyaretçi
Velilerin Şefaati
« : 10 Ekim 2017, 15:24:56 »
Her şeyde olduğu gibi, şefaat konusunda da mutlak ve tek yetkili Allah'tır. Bütün nimet, yetki ve şeref O'nun elindedir. Hüküm ve karar sahibi O'dur. O (cc) dilediğini aziz, dilediğini rezil eder. Cennet de Cehennem de O'nun emrindedir. Ancak, O bazı kullarının şeref, itibar ve derecesini artırmak, katındaki yakınlık ve dostluğunu göstermek için kendilerine bazı yetkiler verir; görevler yükler, şeref bahşeder. İşte şefaat de böyledir.

Hak Teala, herşeyi bir sebebe bağlamıştır. Peygamberler de veliler de ameller de bir sebeptir. Hakiki tesiri Allah'tan bilmek şartıyla sebeplere başvurmak sakıncalı değil, hatta gereklidir. Çocuk için anne ve baba birer sebeptir. Fakat, gerçek manada çocuğu yaratan, veren Allah'tır. Bir çocuk anne ve baba vasıtasıyla dünyaya gelir. Halbuki Allah dileseydi, bütün insanları Hz. Adem (as) gibi annesiz ve babasız yaratabilirdi. Ancak Allah'ın adeti budur, bütün işleri sebebe bağlamıştır.

Yine kuyuya düşen bir adam, kendisini çekip kurtarmaları için başkalarını çağırır. Hasta adam doktora gider. Zulme uğrayan hakime başvurur. Bunlar şirk ve küfür değil de, neden bir nebiyi yada veliyi yardıma çağırmak şirk olur? Kesinlikle velileri imdada çağırmak şirk değildir, onlardan şefaat istemek küfür değildir. Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde bildirildiği gibi, bazı kulların Allah katında şefaat etme hakkı vardır. Allah Teala bu şefaat hakkını sevdiği ve razı olduğu kullarına verir. Veli, ibadetlere devam etmek, günahlardan kaçınmak, kalben dünyadan yüz çevirip ahirete yönelmek suretiyle Allah'ın dostluğunu kazanmış kimse demektir. Ayrıca veli, şefaatte bulunan, yardım eden, destekleyen, sahip çıkan, kollayan dost ve sırdaş olan kimse demektir. Velinin en belirgin özelliği, diğer insanlara yardımcı olmaktır. Onun görevleri, Allah'ı tanıtmak, Allah'ın emir ve yasaklarını hatırlatmak, Hz. Rasulullah'ın (sav) sünnetini sevdirmek, gerek dünyada gerek ahirette insanlara yardımcı olmaktır.

Velinin diğer insanlara şefaati, yardımı ve aracılığı mümkündür. Veli kulun diğer insanlara şefaati, onları aydınlatmak, maddi ve manevi yardımda bulunmak şeklindedir. Zaten her veli, diğer insanlara şefaat etmekle yükümlüdür. Her mümin, diğer müminin yardımcısı, dostu ve şefaatçisi olmalıdır.

Öncelikle şefaat, torpil yapma değildir. Allah'ın iradesini diğer insanlara ulaştırmaktır. Diğer insanlara yardım dostluk elini uzatmaktır. Şefaat, sevenlerin sevdikleri için aracı olup naz makamında niyaz etmeleri, dostları adına gözyaşı dökmeleridir. Şefaat, sevginin meyvesi, rahmetin esintisidir. Hz. Peygamber (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar:

"Nice saçı sakalı karışık, başı toz içinde adamlar var ki, bunlar bir şeyin olması için Allah'a yemin etseler, Allah onların yeminini yerine getirir, onları yalancı çıkarmaz."

(Müslim, Birr 40; Tirmizî, Menakîb, 54; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, 1/350)

O halde öyle velileri şefaatçi etmekle, onların hürmetine Allah'tan istemekte hiçbir sakınca yoktur.

Şunu bilmemiz lazımdır ki iyi insanlara velilik sıfatını veren Allah'tır. Bir insan olduğu yerde, 'Ben veliyim, ben şefaatçiyim' diyemez ve kendini veli ve şefaatçi ilan edemez.

Siraceddin Önlüler (Delilleri ve Hikmetleriyle Şefaat)