Forum içeriğimiz ziyaretçi kardeşlerimize açılmıştır. Forum sayfamızı daha aktif kullanmak için üye olmanız gerekir.

Gönderen Konu: KORKMA YÂ EBÂ BEKİR!  (Okunma sayısı 3258 defa)

:::Nida::

  • Ziyaretçi
KORKMA YÂ EBÂ BEKİR!
« : 12 Temmuz 2014, 01:54:14 »
KORKMA YÂ EBÂ BEKİR!

 

Hazret-i Sıddîk ile Resûlullah, o gece,

Karanlık mağarada beklediler öylece.

 

Sabah, onu gömleksiz görür görmez o Server,

Buyurdu ki: (Gömleğin ne oldu yâ Ebâ Bekr?)

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, girdiğimde, burada,

Yılanlar ve akrepler, geziyordu ortada.

 

Beni görüp kaçtılar, hepsi deliklerine.

Gömleğimi yırtarak, tıkadım her birine.)

 

Sıddîk'ın ayağını ısırınca o "yılan",

Gözünden yaş damladı onun ızdırâbından.

 

O yaş, Resûlullah'ın düşünce nûr yüzüne,

Uyanıp, sebebini sorunca kendisine,

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, delikteki bir yılan,

Isırdı ayağımı, yaş geldi o acıdan.)

 

O Server buyurdu ki: (Geri çek ayağını!)

(Peki!) deyip çekince, gördüler o yılanı.

 

Koca bir yılan idi, çok heybetli ve iri.

Azarladı yılanı Allahın Peygamberi:

 

(Ey yılan, korkmaz mısın âlemlerin Rabbinden?

Hem de utanmaz mısın, O'nun Peygamberinden?

 

Eziyyet ediyorsun, sen bu arkadaşıma.

Izdırâp veriyorsun, bu yâr ve yoldaşıma.)

 

Yılan dile gelerek, dedi: (Yâ Resûlallah!

Sen, bütün varlıkların Peygamberisin Vallah.

 

Seni seven, sâdece değildir ki insanlar.

Âşıktır sana kuşlar, karıncalar, yılanlar.

 

Ben de "âşık" olmuşum, yüzünüzü görmeye.

Ve yalnız, bu maksatla girmiştim bu deliğe.

 

Bu sıkıntılı yerde, gece gündüz demedim.

Senelerdir, sabırla yolunuzu bekledim.

 

Girdiniz "Güneş" gibi, karanlık mağaraya.

Sıddîk mâni olunca, kalmadı bende hayâ.

 

Yüzünü görmek için, bu suçu işledim ben.

Özrümü kabûl edip, af buyur beni lütfen.)

 

Resûl kabûl buyurdu, yılanın bu özrünü.

Görebildi böylece, Resûl'ün nûr yüzünü.

 

O sırada müşrikler, mağara önüne dek,

Gelmişlerdi onların izlerini sürerek.

 

Lâkin gördüklerinde, o "Örümcek ağı"nı,

Ve bir güvercinin de, hem "Yuva" yaptığını.

 

Dediler: (Eğer onlar, girselerdi bu yere,

Ağ yırtılır, hem yuva bozulurdu bir kere.)

 

Onlar, kapı önünde konuşurken bu minvâl,

Hazret-i Ebû Bekir endîşe etti derhâl.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, onlardan bir tânesi,

Eğilip bakmış olsa, burada görür bizi.)

 

O Server buyurdu ki: (Korkma yâ Ebâ Bekir!

Korkma ki, Hak teâlâ bizimle berâberdir.)