Forum içeriğimiz ziyaretçi kardeşlerimize açılmıştır. Forum sayfamızı daha aktif kullanmak için üye olmanız gerekir.

Gönderen Konu: ÇOCUĞUN YAŞIYACAK  (Okunma sayısı 10166 defa)

:::Nida::

  • Ziyaretçi
ÇOCUĞUN YAŞIYACAK
« : 12 Temmuz 2014, 01:56:21 »
ÇOCUĞUN YAŞIYACAK

 

Vâlidesi "Ümmül-Hayr Hâtun"un, önceleri,

Doğan çocukları hep, ölüyordu her biri.

 

Hazret-i "Ebû Bekr"i verince Allah ona,

Beytullah'a götürdü alarak kucağına.

 

Orada duâ edip, dedi ki: (Ey Allahım!

Bağışla bunu bana, yaşasın bu evlâdım.)

 

Beyt-i şerîf içinden, "Bir el" çıktı o zaman.

Bebeğinin elini sıkıca tuttu o an.

 

Ve gâibden bir nidâ edildi ki: (Ey hâtun!

Üzülme, sevin çünkü, yaşayacak bu oğlun.)

 

Bir gün de Resûlullah, sevgili eshâbiyle,

Otururken, Ebû Bekr arz eyledi Resûl'e.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, senin hakkın için ben,

Ömrümde hiçbir puta tapınmadım katiyyen.)

 

Hazret-i Ömer dahî bulunurdu orada.

Şöyle suâl eyledi, Sıddîk'a o arada:

 

(Niçin yemîn edersin Resûl'ün hakkı için?

Câhiliyyet devrinde bunca ömür geçirdin.)

 

O ise, sözlerine şöylece etti devâm:

Küçükken, puthâneye götürdü beni babam.

 

(Bunlar, senin ilâhın, secde eyle!) dedi ve,

Beni orada koyup, kendisi gitti eve.

 

O putlardan birine yaklaşıp ben bu sefer,

Bağırdım: (Karnım çok aç, bana biraz yemek ver!)

 

Cevap alamayınca, (Su ver!) dedim bu defâ.

Baktım, yine o puttan çıkmadı ses ve sedâ.

 

Bir taş alıp dedim ki: (Atarım bunu sana!

Eğer sen ilâh isen, mâni ol haydi bana.)

 

 

Yine ses çıkmayınca, taşı attım bu kere.

O put, yüzü üzeri devrildi hemen yere.

 

Az sonra babam gelip, gördü bu vaziyeti.

(Ne için böyle yaptın?) diyerek sitem etti.

 

Annem de öğrenince, görmedi bunda beis.

Dedi: (Kendi hâline bırakalım bunu biz.

 

Zîrâ bunun hakkında, bana, Allah katından,

Bir hitâb gelmişti ki, hiç çıkmaz hâtırımdan.)

 

Ben, anneme sordum ki: (Nasıl hitâb olundu?)

Dedi: Senin doğumun, vaktâ ki yakın oldu.

 

Gâibden, kulağıma ses geldi o esnâda.

Diyordu ki: (Ey hâtun, müjdeler olsun sana.

 

Zîrâ gâyet mübârek bir çocuğun doğacak.

Adı hem, yerde "Atîk", gökte "Sıddîk" olacak.

 

"Hazret-i Muhammed"e îmân eder hem de ilk.

O yüce Peygambere, olur hem yâr ve refîk.")

 

Hazret-i Ebû Bekir sözünü bitirince,

Gökten Cibrîl-i emîn nâzil oldu hemence.

 

Resûl'e, tam üç defâ dedi ki: (Ebû Bekir,

Bu anlattıklarını doğru söylemektedir.)