Forum içeriğimiz ziyaretçi kardeşlerimize açılmıştır. Forum sayfamızı daha aktif kullanmak için üye olmanız gerekir.

Gönderen Konu: Aşkın Gülü  (Okunma sayısı 8921 defa)

:::Nida::

  • Ziyaretçi
Aşkın Gülü
« : 23 Temmuz 2014, 03:48:39 »
Tamamlandı risalet; vaki oldu emr-i Hak



Lebbeyk dedi cânâna, can-ı Muhammed-i Pâk.










Gasp edildi hakikat, daha ilk saatlerde



İnsanlık Seyyidi’nin nâşı dururken yerde.










Hüzünlüydü vedası, güneşiyle Betül’ün



Beyt-ül ahzâna döndü, nur hanesi Resul’ün.










Ağlıyordu asumân, yalnız kalmıştı Ali



Risâlet sinesinde, açmıştı “Lale gülü”










Hilâfet sevdalısı, Uhud’un korkakları



Çiğniyordu küstahça, en âşikar hakları.










Saltanatın bânisi, adâlet cellatları



İhânet vâdisinin, en iblis evlatları.










Anlaşıp birleştiler; onlar hep kalleştiler



Hakikatten hep uzak, batılda kardeştiler.










Saldırdı üç yüz kişi, bir mazlumun evine



Yandı zulmün ateşi, susuyordu Medine.










Dönülmüştü sözlerden; ahitler kırılmıştı



Kinle haset, cehâlet, kardeşçe sarılmıştı.










En hayasız münkirler, atınca velâyeti,



İşlendi insanlığın en büyük cinayeti.










Minbere çıkanların kan vardı ellerinde



Hayret! Riyâkarların din vardı dillerinde.










Habibullah kızının cânını katlettiler



Ehliyetsiz kişiler, İslâm’ı mahvettiler










Mürüvet kaybedilmiş, namertler baş olmuştu



Muhammed yürüyüşlü “Aşkın Gülü” solmuştu.